Goddestination

Al-Haaqqa

El-Hâkka

Gerçekleşen

52 ayahsMeccanTürkçe

Now playing Watch on YouTube

بِسۡمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحۡمَـٰنِ ٱلرَّحِیمِ

Bismi Allah Er-Rahman Er-Rahim

  1. 1 ٱلۡحَاۤقَّةُ

    El-Hâkka

    (Gerçekleşecek) Kıyamet!

  2. 2 مَا ٱلۡحَاۤقَّةُ

    ma El-Hâkka

    Nedir, o Kıyamet?

  3. 3 وَمَاۤ أَدۡرَىٰكَ مَا ٱلۡحَاۤقَّةُ

    adraka ma El-Hâkka

    Gerçekleşenin (Kıaymetin) ne olduğunu sen nerden bileceksin?

  4. 4 كَذَّبَتۡ ثَمُودُ وَعَادُۢ بِٱلۡقَارِعَةِ

    kezzebet semudu Vaadu Bil-kariati

    Semûd ve Âd, kapılarını çalacak olan o felaketi yalan saymışlardı.

  5. 5 فَأَمَّا ثَمُودُ فَأُهۡلِكُوا۟ بِٱلطَّاغِیَةِ

    feemma semudu Feuhliku Bil-tağiyeti

    Semûd kavmi korkunç bir sesle yok edildi.

  6. 6 وَأَمَّا عَادࣱ فَأُهۡلِكُوا۟ بِرِیحࣲ صَرۡصَرٍ عَاتِیَةࣲ

    ve amma ad Feuhliku Bireyh sarsar Atiye

    Âd kavmi ise gürültülü ve azgın bir fırtına ile yok edildiler.

  7. 7 سَخَّرَهَا عَلَیۡهِمۡ سَبۡعَ لَیَالࣲ وَثَمَـٰنِیَةَ أَیَّامٍ حُسُومࣰاۖ فَتَرَى ٱلۡقَوۡمَ فِیهَا صَرۡعَىٰ كَأَنَّهُمۡ أَعۡجَازُ نَخۡلٍ خَاوِیَةࣲ

    sahharaha aleyhim seb'a Leyal vesemaniye eyyamin Husuman fatara El-kaum fiha sari'a keennehum A'caz nahlin Haviye

    Allah o fırtınayı üzerlerine yedi gece sekiz gündüz musallat etmişti. Öyle ki, o kavmi içi boş hurma kütükleri gibi oracıkta yere serilmiş halde görürdün.

  8. 8 فَهَلۡ تَرَىٰ لَهُم مِّنۢ بَاقِیَةࣲ

    fehel Tara bakıye

    Bak şimdi görebilir misin onlardan bir kalıntı?

  9. 9 وَجَاۤءَ فِرۡعَوۡنُ وَمَن قَبۡلَهُۥ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَـٰتُ بِٱلۡخَاطِئَةِ

    vecaa Firavun Vemen kıblehu Vel mütefikat bil hatie

    Firavun, ondan öncekiler ve altı üstüne getirilen beldeler de hep o hatayı işleyegeldiler.

  10. 10 فَعَصَوۡا۟ رَسُولَ رَبِّهِمۡ فَأَخَذَهُمۡ أَخۡذَةࣰ رَّابِیَةً

    fa'asav resul Rabbihim feahazehüm ahza Rabiye

    Hep Rablerinin elçilerine karşı geldiler. O da onları pek şiddetli bir şekilde yakalayıverdi.

  11. 11 إِنَّا لَمَّا طَغَا ٱلۡمَاۤءُ حَمَلۡنَـٰكُمۡ فِی ٱلۡجَارِیَةِ

    Lamma taga El-Ma hamelnakum fey El-cariye

    Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.

  12. 12 لِنَجۡعَلَهَا لَكُمۡ تَذۡكِرَةࣰ وَتَعِیَهَاۤ أُذُنࣱ وَ ٰ⁠عِیَةࣱ

    le-nac-alaha lekum Vatieha kulak ve iman eyye

    Onu size bir ibret yapalım ve belleyici kulaklar bellesin diye.

  13. 13 فَإِذَا نُفِخَ فِی ٱلصُّورِ نَفۡخَةࣱ وَ ٰ⁠حِدَةࣱ

    feiza nüfeha fey Es-Suri Nefha ve iman heda

    Sûr'a bir tek üfleme üflendiği,

  14. 14 وَحُمِلَتِ ٱلۡأَرۡضُ وَٱلۡجِبَالُ فَدُكَّتَا دَكَّةࣰ وَ ٰ⁠حِدَةࣰ

    va-hu-mi-le-ti El-arż Vel-cibâlu fadukata Dekke ve iman

    Arz ve dağlar yerlerinden kaldırılıp şiddetle birbirine çarpılarak darmadağın olduğu zaman,

  15. 15 فَیَوۡمَىِٕذࣲ وَقَعَتِ ٱلۡوَاقِعَةُ

    feyevmiz vakati El-Vakıa

    İşte o gün olacak olur.

  16. 16 وَٱنشَقَّتِ ٱلسَّمَاۤءُ فَهِیَ یَوۡمَىِٕذࣲ وَاهِیَةࣱ

    venşikkati Es-sema fahiya yevmaizin vâhiye

    O gün gök yarılmış, sarkmıştır.

  17. 17 وَٱلۡمَلَكُ عَلَىٰۤ أَرۡجَاۤىِٕهَاۚ وَیَحۡمِلُ عَرۡشَ رَبِّكَ فَوۡقَهُمۡ یَوۡمَىِٕذࣲ ثَمَـٰنِیَةࣱ

    Vel melek Ercaaiha veyehmilu Arş Rabbi-k fevkehüm yevmaizin semaniye

    Melekler de onun etrafındadır, O gün Rabbinin Arşını bunların da üstünde sekiz melek yüklenir.

  18. 18 یَوۡمَىِٕذࣲ تُعۡرَضُونَ لَا تَخۡفَىٰ مِنكُمۡ خَافِیَةࣱ

    yevmaizin tu'razun tahfa minkum hafiye

    O gün (hesap için Allah'a) arz olunursunuz, öyle ki gizli bir haliniz kalmaz.

  19. 19 فَأَمَّا مَنۡ أُوتِیَ كِتَـٰبَهُۥ بِیَمِینِهِۦ فَیَقُولُ هَاۤؤُمُ ٱقۡرَءُوا۟ كِتَـٰبِیَهۡ

    feemma utiye kitabehu Biyaminehi feyakulu haum İkra kitabia

    Kitabı sağından verilen, "alın okuyun kitabımı.."

  20. 20 إِنِّی ظَنَنتُ أَنِّی مُلَـٰقٍ حِسَابِیَهۡ

    İnni zanantu enni Mulakin hisabiye

    "Çünkü ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim" der.

  21. 21 فَهُوَ فِی عِیشَةࣲ رَّاضِیَةࣲ

    fahüve fey ayşe Razıye

    Artık o hoşnut bir hayattadır.

  22. 22 فِی جَنَّةٍ عَالِیَةࣲ

    fey Cennet aliye

    Yüksek bir cennettedir.

  23. 23 قُطُوفُهَا دَانِیَةࣱ

    kutufuha Daniye

    Ki o cennetin meyveleri sarkmıştır.

  24. 24 كُلُوا۟ وَٱشۡرَبُوا۟ هَنِیۤـَٔۢا بِمَاۤ أَسۡلَفۡتُمۡ فِی ٱلۡأَیَّامِ ٱلۡخَالِیَةِ

    kulu vaşrubu Hania esleftum fey El-eyyami El Halîyeti

    "Geçmiş günlerde yaptığınız işlerden ötürü afiyetle yeyin, için." (denir).

  25. 25 وَأَمَّا مَنۡ أُوتِیَ كِتَـٰبَهُۥ بِشِمَالِهِۦ فَیَقُولُ یَـٰلَیۡتَنِی لَمۡ أُوتَ كِتَـٰبِیَهۡ

    ve amma utiye kitabehu Beşmalihi feyakulu Yal-yetani lem uta kitabia

    Kitabı sol tarafından verilen ise der ki: "Keşke kitabım verilmeseydi de,

  26. 26 وَلَمۡ أَدۡرِ مَا حِسَابِیَهۡ

    ve lem Adri ma hisabiye

    Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,

  27. 27 یَـٰلَیۡتَهَا كَانَتِ ٱلۡقَاضِیَةَ

    Yalyatha kanet El-Kadiye

    Ne olurdu o ölüm, iş bitirici olsaydı.

  28. 28 مَاۤ أَغۡنَىٰ عَنِّی مَالِیَهۡۜ

    ağna Anni Maliye

    Malım bana hiç fayda vermedi.

  29. 29 هَلَكَ عَنِّی سُلۡطَـٰنِیَهۡ

    heleke Anni Sultaniye

    Gücüm de benden yok olup gitti."

  30. 30 خُذُوهُ فَغُلُّوهُ

    Huzuhu Fağulluhu

    (Zebanilere şöyle denir): "Onu yakalayın da bağlayın."

  31. 31 ثُمَّ ٱلۡجَحِیمَ صَلُّوهُ

    summe El-Cehim salluhu

    "Sonra cehenneme atın onu."

  32. 32 ثُمَّ فِی سِلۡسِلَةࣲ ذَرۡعُهَا سَبۡعُونَ ذِرَاعࣰا فَٱسۡلُكُوهُ

    summe fey silsile zareuha seb'una ziraan Faslukuhu

    "Sonra da boyu yetmiş arşın zincir içerisinde onu oraya sokun."

  33. 33 إِنَّهُۥ كَانَ لَا یُؤۡمِنُ بِٱللَّهِ ٱلۡعَظِیمِ

    İnnehu kana yuminu Billâhi El-Azim

    Çünkü o, büyük Allah'a inanmıyordu.

  34. 34 وَلَا یَحُضُّ عَلَىٰ طَعَامِ ٱلۡمِسۡكِینِ

    yahuzzu Ala taami El-Miskin

    Yoksula yedirmeye teşvik etmiyordu.

  35. 35 فَلَیۡسَ لَهُ ٱلۡیَوۡمَ هَـٰهُنَا حَمِیمࣱ

    feleysü Lahü El-yevme hahuna hamim

    Bu sebeple bugün burada onun candan bir dostu yoktur.

  36. 36 وَلَا طَعَامٌ إِلَّا مِنۡ غِسۡلِینࣲ

    taam illa Ğislîn

    Bir irinden başka yiyecek de yok.

  37. 37 لَّا یَأۡكُلُهُۥۤ إِلَّا ٱلۡخَـٰطِـُٔونَ

    la ye'külühü illa El-hatiun

    Onu günahkârlardan başkası yemez.

  38. 38 فَلَاۤ أُقۡسِمُ بِمَا تُبۡصِرُونَ

    Uksimu bima tubsirun

    Andolsun gördüklerinize,

  39. 39 وَمَا لَا تُبۡصِرُونَ

    vama tubsirun

    Ve görmediklerinize..

  40. 40 إِنَّهُۥ لَقَوۡلُ رَسُولࣲ كَرِیمࣲ

    İnnehu lakul Kerim

    Kuşkusuz Kur'ân, şerefli bir peygamberin (Allah'tan) getirdiği sözdür.

  41. 41 وَمَا هُوَ بِقَوۡلِ شَاعِرࣲۚ قَلِیلࣰا مَّا تُؤۡمِنُونَ

    vama hu bikoli şair kalilen ma tuminun

    O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz.

  42. 42 وَلَا بِقَوۡلِ كَاهِنࣲۚ قَلِیلࣰا مَّا تَذَكَّرُونَ

    bikoli kahin kalilen ma tezekkerune

    Bir kâhin sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!

  43. 43 تَنزِیلࣱ مِّن رَّبِّ ٱلۡعَـٰلَمِینَ

    Tenziyl min Rabbi El-alemin

    O, âlemlerin Rabbi tarafından indirilmedir.

  44. 44 وَلَوۡ تَقَوَّلَ عَلَیۡنَا بَعۡضَ ٱلۡأَقَاوِیلِ

    velau tekavvele aleyna bas El-ekavil

    O, bize isnâden bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı,

  45. 45 لَأَخَذۡنَا مِنۡهُ بِٱلۡیَمِینِ

    laahazna minhu Bilyamin

    Elbette biz onu bundan dolayı kuvvetle yakalardık.

  46. 46 ثُمَّ لَقَطَعۡنَا مِنۡهُ ٱلۡوَتِینَ

    summe lakata'na minhu El-vatîn

    Sonra da onun şah damarını keser atardık.

  47. 47 فَمَا مِنكُم مِّنۡ أَحَدٍ عَنۡهُ حَـٰجِزِینَ

    fama Ahadin anhu Hacizina

    O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.

  48. 48 وَإِنَّهُۥ لَتَذۡكِرَةࣱ لِّلۡمُتَّقِینَ

    Ve innehu Lezikira Lilmuttekiyn

    O hiç kuşkusuz, takva sahipleri için unutulmayacak bir öğüttür.

  49. 49 وَإِنَّا لَنَعۡلَمُ أَنَّ مِنكُم مُّكَذِّبِینَ

    ve-inna lena'lmu enna mukezzibin

    Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.

  50. 50 وَإِنَّهُۥ لَحَسۡرَةٌ عَلَى ٱلۡكَـٰفِرِینَ

    Ve innehu lahasratun aley El-Kafirin

    Kuşkusuz bu Kur'ân kafirler için bir pişmanlık vesilesidir.

  51. 51 وَإِنَّهُۥ لَحَقُّ ٱلۡیَقِینِ

    Ve innehu lahak El-Yakīni

    Gerçekten o, şüphe götürmez bir bilgidir.

  52. 52 فَسَبِّحۡ بِٱسۡمِ رَبِّكَ ٱلۡعَظِیمِ

    fesabbih besmi Rabbi-k El-Azim

    O halde, haydi tesbih et Rabbinin yüce ismiyle

This surah in other languages